Duygusal Farkındalık Neden Gelişmez?
Duygusal Farkındalık Neden Gelişmez?
Bastırma, Kaçınma ve Öğrenilmiş Duygusal Körlük Giriş Duygusal farkındalık her bireyde bizatihi gelişmez. Birçok kişi hislerini tanımakta zorlanır ve bunun nedeni çoğunlukla öğrenilmiş ruhsal süreçlerdir. Çocukluk tecrübeleri, aile tavırları ve kültürel bildiriler bu süreci belirler.
Bastırma Mekanizması
Psikanalitik yaklaşıma nazaran bastırma, rahatsız edici hislerin şuur dışına itilmesidir. Uzun vadede bu sistem, bireyin hislerini ayırt etme marifetini zayıflatır. Bastırılan hisler yok olmaz; bedensel yakınmalar, ani öfke patlamaları yahut daima huzursuzluk biçiminde ortaya çıkar. Bu durum literatürde aleksitimi kavramıyla açıklanır.
Kaçınma ve Duygusal Kopukluk
Kaçınma, bireyin hislerle temas etmemek için geliştirdiği stratejileri kapsar. Daima meşgul olmak, çok mantık yürütmek ya da mizah yoluyla hisleri geçiştirmek bu stratejilere örnektir. Kısa vadede rahatlatıcı olsa da uzun vadede bireyin içsel gereksinimlerini fark etmesini engeller
. Aile ve Kültürel Etkenler
“Ağlama”, “Abartıyorsun”, “Güçlü olmalısın” üzere bildirilerle büyüyen çocuklar, hislerini bastırmayı öğrenir. Bu durum yetişkinlikte duygusal farkındalığın zayıf olmasına neden olabilir. Hislerin zayıflıkla eşleştirildiği kültürlerde bu süreç daha da pekişir.
Terapi Sürecinde Duygusal Farkındalık
Psikoterapi, bireyin hislerle inançlı bir bağ kurmasını sağlar. Mindfulness temelli yaklaşımlar, Şema Terapi ve His Odaklı Terapi, duygusal farkındalığın gelişiminde tesirli prosedürler sunar. Danışan, hislerinin kabul edildiğini deneyimledikçe farkındalık doğal olarak artar. Sonuç Duygusal farkındalığın gelişmemesi bir eksiklik değil, geçmişte işe yaramış bir ahenk stratejisidir. Fakat yetişkinlikte bu strateji fonksiyonelliği azaltabilir. Hislerle tekrar temas kurmak, bireyin içsel bütünlüğünü ve ruhsal esnekliğini güçlendirir.
HAZIRLAYAN Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu